Download on the App Store GET IT ON Google Play
Özelleştirme ? ...
08 Şubat 2017
Beğen 0
Kalp 0
Teşekkürler 0
Nazar Boncuğu 0

Özelleştirme ? ...

ÖZELLEŞTİRME ?...

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme kurulunun 2006-2007 senesinde şans oyunları ve yarışlara ilişkin faaliyetlerinin denetimi ve Kamu Hizmetlerine ayrılan payların değerlendirilmesi adı altında bir rapor hazırlanmış, özelleştirmenin temelleri bu yıllarda atılmıştır.

Sektörün özel bir rejime tabi tutulması temel olarak,

• Çok yüksek bir gelir getirme potansiyeline sahip olan bu oyunların yarattığı

hâsılattan devletin pay alması,

• Sektörün kontrolsüz bir biçimde büyümesinin engellenmesi, oyun bağımlılığı gibi

sosyal ve psikolojik problemlerin en aza indirilmesi,

• Karapara aklanması gibi yasa dışı bir takım faaliyetlere zemin oluşturma riskini

barındıran sektörün bu yönünün bertaraf edilmesi, gibi amaçlar üzerinden gerekçelendirilmektedir.

 

Müşterek Bahis Oyunları: “Yurt içinde ve yurt dışında tertiplenen spor müsabakalarına ait

sonuçların tahmin edilmesi üzerine oynatılan, hâsılatın önceden belirlenen ikramiye

yüzdesinin, doğru sonucu tahmin eden iştirakçiler arasında paylaştırıldığı bahis oyunlarını”

ifade etmektedir.

 

Oyuncuların en çok keyif aldıklarını beyan ettikleri oyunlar % 28,3’lük bir oranla

Sayısal Loto, % 21,4’lük oranla İddaa ve % 18,8’lik oranla da Piyango olmuştur. En keyifli oyun

olarak Hemen Kazan oyununu görenler bütün oyuncuların % 11,6’sı kadardır. Bu açıdan at

yarışı oyunlarını tercih edenler ise bütün oyuncuların % 6,7’sine denk gelmektedir.

Oyuncular, şans oyunlarını büyük ikramiye ya da para kazandırdığı veya eğlendirdiği için; bahis oyunlarını ise daha çok futbol/at yarışı seyretmekten zevk alınması, bilginin sınanmasına dayanması gibi gerekçelerle tercih etmektedir. Hemen Kazan oyunu için dile getirilen gerekçe ise sonucun hemen ortaya çıkmakta olmasıdır.

 

Araştırma çerçevesinde, oyuncuların oyun oynama davranışlarının psikolojik boyutunu

ortaya koyabilmek bakımından, görüşülen kişilere önceden belirlenmiş 12 önerme verilmiş ve bu önermelerin kendileri için ne ölçüde geçerli olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu

kapsamda oyuncuların;

 

- % 27’lik bölümü için oyun oynamanın bir eğlence ya da keyif alma aracı olarak

görülmediği,

- % 24’lük bölümünün, oyun oynuyor olma dolayısıyla değişik gerekçelerle vicdanen

rahatsızlık hissetmesine rağmen oynamaya devam ettiği,

- % 29’luk bir bölümünün, kazanma ihtimalini yüksek görmeleri halinde “kaybetmeyi

göze alamayacağı kadar büyük bir parayı” oyun oynamak için harcayabileceğini

ifade ettiği,

- % 30’luk bir bölümü için, “borç ödemek ya da maddi problemlerini çözmek için

oynadığım zamanlar olur” ifadesinin geçerlilik taşıdığı,

- % 9’luk bir bölümünün, oyun oynamadığı zaman kendisini mutsuz/huzursuz

hissettiği,

- % 4,2’sinin cebindeki tüm para bitene kadar oyun oynamaya devam ettiği,

- % 3,5’inin, parası olmasa da borç para alarak oyun oynadığı,

- % 29’unun kaybettiği zaman çok üzüldüğü,

- % 14’ünün oyunlardan kazandığı parayı tekrar oyun oynamak üzere harcadığı,

- % 14’lük bir bölümün, kaybettiği parayı geri kazanmak için tekrar oyun oynamak

yoluna gittiği ,

sonucuna erişilmiştir. Öte yandan, bugüne kadar oyun oynama davranışı yüzünden maddi ya da

manevi bir şeylerden ödün vermek zorunda kaldığını ifade edenlerin oranı % 3,9

seviyesindedir. Bu grupta yer alanların % 67’si fazla para harcadığı için maddi yönden zor

duruma düşerken % 23,5’i vicdanen etkilenmiş, % 9,5’i de sosyal yönden etkilenip ailesi ile

arasından problemler yaşamıştır. Bu grupta yer alanların çoğunluğunu bahis oyunları (at yarışı,

iddaa, internetten paralı oyunlar, spor toto) oynayanlar oluşturmaktadır.

 

Araştırmada elde edilen diğer bir sonuç ise, oyuncuların % 57,7’sinin oynadıkları

oyunlarda ikramiye kazanamadıklarını ifade etmiş olmalarıdır. İkramiye kazandığını beyan

edenlerin yaklaşık olarak % 35’lik kısmı İddaa oyunundan, % 18’erlik kısmı Piyango ve Sayısal

Loto oyunlarından ve % 9’arlık kısmı da Hemen Kazan ve at yarışı oyunlarından ikramiye

kazandığını ifade etmektedir.

En yüksek tutarda ikramiye kazanılan oyun türü ise at yarışı oyunlarıdır. Bu oyunlardan

ikramiye kazananların yaklaşık olarak % 27’si 1.000 ile 10.000 YTL arasında ve % 7’si de

10.000 YTL’nin üzerinde bir ikramiye kazandığını ifade etmiştir. İddaa oyununda kazanılan

en yüksek ikramiye tutarları 50 ilâ 250 YTL arasında; diğer oyunlarda ise 1 ilâ 50 YTL arasında

yoğunlaşmaktadır. İddaa oyunundan kazanılan en yüksek ikramiyelerin yaklaşık olarak % 80’i

500 YTL’nin altındadır. Bu oran Sayısal Loto için % 80, Piyango için % 90 ve Hemen Kazan

oyunu için de % 98 iken; at yarışı oyunları için % 66 seviyesindedir.

 

Oyunların kamuoyu tarafından nasıl algılandığının analiz edildiği diğer alt bölümde

ise; sayısal oyunlar ve piyango gibi şans oyunu mahiyetli oyunlara nazaran İddaa ve at yarışı

oyunları gibi bahis oyunu mahiyetli oyunların; bağımlılık yapma, kötü alışkanlık olarak kabul

edilme ya da 18 yaşından küçük olanlar için zararlı görülme, toplumsal açıdan risk barındırma

gibi olumsuz değerlendirmeler açısından daha önde olduğu görülmektedir.

 

Öte yandan, oyun oynayanların % 8,3’lük bir bölümü oyun oynarken yeni arkadaşlar

edindiğini beyan etmektedir. Bunların % 94,4’ü erkek, % 54,4’ü 18–34 yaş aralığında, % 46,7’si

bekar ve % 44,4’ü ilköğretim ve altı eğitim seviyesindedir. Yeni arkadaş edinme durumu daha

çok İddaa ve at yarışı oyunlarını oynarken ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, oyunculardan % 3,1’i

ailesinden gizli şekilde oyun oynadığını ifade etmektedir. Bu durumu okul veya iş çevresinden

gizleyenlerin oranı ise % 1,3 seviyesindedir. Oyuncuların yaklaşık olarak % 13’ü ise

çevresindekiler tarafından oyun oynamasının istenmediğini; diğer bir ifadeyle (çoğunlukla aile çevresi olmak üzere) ilişkide olduğu kişilerce, oyun oynamaktan vazgeçmesi yönünde telkin yada baskıya maruz bırakıldığını beyan etmektedir

 

 

6132 sayılı Kanun açısından ise; burada tanımlanan “at yarışı tertibi” konusundaki hak ve

yetkinin muhafaza edilmesi ve sadece “at yarışları üzerine müşterek bahis kabulü” konusundaki hak ve yetkinin devrinin öngörülmesi uygun olacaktır

 

Öte yandan, at yarışları üzerine tertip edilen müşterek bahislerden elde edilen hâsılat

üzerinden atçılık sektörüne de önemli tutarlarda kaynak aktarıldığı ilgili bölümlerde ifade

edilmiştir. Atçılık sektörünün bu değişiklikten olumsuz yönde etkilenmemesi ve gelişimini

devam ettirebilmesini teminen, yarışları organize eden birime (yarış müessesesi - TJK)

“müessese payı” adı altında bir kaynak ayrılması şeklindeki uygulamanın da devam ettirilmesi

gerekmekte olup; bunun yapılmasına engel teşkil edecek herhangi bir durum söz konusu

değildir.

Böylelikle, yarışları tertip eden birim ile bu yarışlar üzerine müşterek bahis kabulü

işlemlerini gerçekleştirecek birimin birbirinden ayrılması sağlanacak ve kanaatimizce daha

sağlıklı bir duruma işaret eden, STTB ( Spor Toto teşkilat başkanlığı ) ile Türkiye Futbol Federasyonu arasındaki ilişkinin bir

benzeri, at yarışları alanında da cari hale getirilmiş olacaktır. (Mevcut durumun 5602 sayılı

Kanun’la kurulan sistem çerçevesinde ne türden sıkıntılara yol açtığı bir önceki alt bölümde izah

edilmiştir.)

Bu öneri çerçevesinde oluşturulacak yeni birimin, -imzalanmış ve uygulanmakta olan sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi ve fiili durumların zorunlu kıldığı haller hariç olmak üzere- operasyonel faaliyetlerin özel sektör eliyle gerçekleştirileceği bir yapı içerisinde organize edilmesi; dolayısıyla, oyunlara ilişkin lisansların, topluca ya da ayrı ayrı özel sektöre devrinin mümkün kılınmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Böylelikle, yeni birimin, asıl kuruluş amacı olan düzenleme ve denetleme fonksiyonlarını daha etkin bir biçimde gerçekleştirebilmesi mümkün olacaktır.

 

Yaklaşık 500 sayfalık bu rapor yukarıda belirttiğim tarihte yayınlaşmış olup, kısaca yukarıda ufak ve kısa ayrıntılarını verdiğim raporun dışında kapsamlı bir rapor ilgililere sunulmuştur.

Birkaç senedir anı şanlı tahmincilerimiz, kalemşör yorumcularımızın dilinden düşürmediği

özelleştirmenin temelleri 2006 yıllarında atılmıştır. Kimse nasıl olacak diyemiyor, özelleşecek deyip susuyor. Konuşanların çoğunda bilgi, altyapı, birikim yok. Özelleştirmenin kontrolu Tarım Bakanlığından çıkmış olup, konunun geleceği en üst seviyelerde olup, son söz onlarındır... Bu konuda en üst düzey makamların kararlılığı gözlerden kaçmamaktadır.

Hayırlısı olsun..

 

Derya KONUK

09.02.2017