Özelleştirme ? ...
ÖZELLEŞTİRME ?...
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme kurulunun 2006-2007 senesinde şans oyunları ve yarışlara ilişkin faaliyetlerinin denetimi ve Kamu Hizmetlerine ayrılan payların değerlendirilmesi adı altında bir rapor hazırlanmış, özelleştirmenin temelleri bu yıllarda atılmıştır.
Sektörün özel bir rejime tabi tutulması temel olarak,
• Çok yüksek bir gelir getirme potansiyeline sahip olan bu oyunların yarattığı
hâsılattan devletin pay alması,
• Sektörün kontrolsüz bir biçimde büyümesinin engellenmesi, oyun bağımlılığı gibi
sosyal ve psikolojik problemlerin en aza indirilmesi,
• Karapara aklanması gibi yasa dışı bir takım faaliyetlere zemin oluşturma riskini
barındıran sektörün bu yönünün bertaraf edilmesi, gibi amaçlar üzerinden gerekçelendirilmektedir.
Müşterek Bahis Oyunları: “Yurt içinde ve yurt dışında tertiplenen spor müsabakalarına ait
sonuçların tahmin edilmesi üzerine oynatılan, hâsılatın önceden belirlenen ikramiye
yüzdesinin, doğru sonucu tahmin eden iştirakçiler arasında paylaştırıldığı bahis oyunlarını”
ifade etmektedir.
Oyuncuların en çok keyif aldıklarını beyan ettikleri oyunlar % 28,3’lük bir oranla
Sayısal Loto, % 21,4’lük oranla İddaa ve % 18,8’lik oranla da Piyango olmuştur. En keyifli oyun
olarak Hemen Kazan oyununu görenler bütün oyuncuların % 11,6’sı kadardır. Bu açıdan at
yarışı oyunlarını tercih edenler ise bütün oyuncuların % 6,7’sine denk gelmektedir.
Oyuncular, şans oyunlarını büyük ikramiye ya da para kazandırdığı veya eğlendirdiği için; bahis oyunlarını ise daha çok futbol/at yarışı seyretmekten zevk alınması, bilginin sınanmasına dayanması gibi gerekçelerle tercih etmektedir. Hemen Kazan oyunu için dile getirilen gerekçe ise sonucun hemen ortaya çıkmakta olmasıdır.
Araştırma çerçevesinde, oyuncuların oyun oynama davranışlarının psikolojik boyutunu
ortaya koyabilmek bakımından, görüşülen kişilere önceden belirlenmiş 12 önerme verilmiş ve bu önermelerin kendileri için ne ölçüde geçerli olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu
kapsamda oyuncuların;
- % 27’lik bölümü için oyun oynamanın bir eğlence ya da keyif alma aracı olarak
görülmediği,
- % 24’lük bölümünün, oyun oynuyor olma dolayısıyla değişik gerekçelerle vicdanen
rahatsızlık hissetmesine rağmen oynamaya devam ettiği,
- % 29’luk bir bölümünün, kazanma ihtimalini yüksek görmeleri halinde “kaybetmeyi
göze alamayacağı kadar büyük bir parayı” oyun oynamak için harcayabileceğini
ifade ettiği,
- % 30’luk bir bölümü için, “borç ödemek ya da maddi problemlerini çözmek için
oynadığım zamanlar olur” ifadesinin geçerlilik taşıdığı,
- % 9’luk bir bölümünün, oyun oynamadığı zaman kendisini mutsuz/huzursuz
hissettiği,
- % 4,2’sinin cebindeki tüm para bitene kadar oyun oynamaya devam ettiği,
- % 3,5’inin, parası olmasa da borç para alarak oyun oynadığı,
- % 29’unun kaybettiği zaman çok üzüldüğü,
- % 14’ünün oyunlardan kazandığı parayı tekrar oyun oynamak üzere harcadığı,
- % 14’lük bir bölümün, kaybettiği parayı geri kazanmak için tekrar oyun oynamak
yoluna gittiği ,
sonucuna erişilmiştir. Öte yandan, bugüne kadar oyun oynama davranışı yüzünden maddi ya da
manevi bir şeylerden ödün vermek zorunda kaldığını ifade edenlerin oranı % 3,9
seviyesindedir. Bu grupta yer alanların % 67’si fazla para harcadığı için maddi yönden zor
duruma düşerken % 23,5’i vicdanen etkilenmiş, % 9,5’i de sosyal yönden etkilenip ailesi ile
arasından problemler yaşamıştır. Bu grupta yer alanların çoğunluğunu bahis oyunları (at yarışı,
iddaa, internetten paralı oyunlar, spor toto) oynayanlar oluşturmaktadır.
Araştırmada elde edilen diğer bir sonuç ise, oyuncuların % 57,7’sinin oynadıkları
oyunlarda ikramiye kazanamadıklarını ifade etmiş olmalarıdır. İkramiye kazandığını beyan
edenlerin yaklaşık olarak % 35’lik kısmı İddaa oyunundan, % 18’erlik kısmı Piyango ve Sayısal
Loto oyunlarından ve % 9’arlık kısmı da Hemen Kazan ve at yarışı oyunlarından ikramiye
kazandığını ifade etmektedir.
En yüksek tutarda ikramiye kazanılan oyun türü ise at yarışı oyunlarıdır. Bu oyunlardan
ikramiye kazananların yaklaşık olarak % 27’si 1.000 ile 10.000 YTL arasında ve % 7’si de
10.000 YTL’nin üzerinde bir ikramiye kazandığını ifade etmiştir. İddaa oyununda kazanılan
en yüksek ikramiye tutarları 50 ilâ 250 YTL arasında; diğer oyunlarda ise 1 ilâ 50 YTL arasında
yoğunlaşmaktadır. İddaa oyunundan kazanılan en yüksek ikramiyelerin yaklaşık olarak % 80’i
500 YTL’nin altındadır. Bu oran Sayısal Loto için % 80, Piyango için % 90 ve Hemen Kazan
oyunu için de % 98 iken; at yarışı oyunları için % 66 seviyesindedir.
Oyunların kamuoyu tarafından nasıl algılandığının analiz edildiği diğer alt bölümde
ise; sayısal oyunlar ve piyango gibi şans oyunu mahiyetli oyunlara nazaran İddaa ve at yarışı
oyunları gibi bahis oyunu mahiyetli oyunların; bağımlılık yapma, kötü alışkanlık olarak kabul
edilme ya da 18 yaşından küçük olanlar için zararlı görülme, toplumsal açıdan risk barındırma
gibi olumsuz değerlendirmeler açısından daha önde olduğu görülmektedir.
Öte yandan, oyun oynayanların % 8,3’lük bir bölümü oyun oynarken yeni arkadaşlar
edindiğini beyan etmektedir. Bunların % 94,4’ü erkek, % 54,4’ü 18–34 yaş aralığında, % 46,7’si
bekar ve % 44,4’ü ilköğretim ve altı eğitim seviyesindedir. Yeni arkadaş edinme durumu daha
çok İddaa ve at yarışı oyunlarını oynarken ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, oyunculardan % 3,1’i
ailesinden gizli şekilde oyun oynadığını ifade etmektedir. Bu durumu okul veya iş çevresinden
gizleyenlerin oranı ise % 1,3 seviyesindedir. Oyuncuların yaklaşık olarak % 13’ü ise
çevresindekiler tarafından oyun oynamasının istenmediğini; diğer bir ifadeyle (çoğunlukla aile çevresi olmak üzere) ilişkide olduğu kişilerce, oyun oynamaktan vazgeçmesi yönünde telkin yada baskıya maruz bırakıldığını beyan etmektedir
6132 sayılı Kanun açısından ise; burada tanımlanan “at yarışı tertibi” konusundaki hak ve
yetkinin muhafaza edilmesi ve sadece “at yarışları üzerine müşterek bahis kabulü” konusundaki hak ve yetkinin devrinin öngörülmesi uygun olacaktır
Öte yandan, at yarışları üzerine tertip edilen müşterek bahislerden elde edilen hâsılat
üzerinden atçılık sektörüne de önemli tutarlarda kaynak aktarıldığı ilgili bölümlerde ifade
edilmiştir. Atçılık sektörünün bu değişiklikten olumsuz yönde etkilenmemesi ve gelişimini
devam ettirebilmesini teminen, yarışları organize eden birime (yarış müessesesi - TJK)
“müessese payı” adı altında bir kaynak ayrılması şeklindeki uygulamanın da devam ettirilmesi
gerekmekte olup; bunun yapılmasına engel teşkil edecek herhangi bir durum söz konusu
değildir.
Böylelikle, yarışları tertip eden birim ile bu yarışlar üzerine müşterek bahis kabulü
işlemlerini gerçekleştirecek birimin birbirinden ayrılması sağlanacak ve kanaatimizce daha
sağlıklı bir duruma işaret eden, STTB ( Spor Toto teşkilat başkanlığı ) ile Türkiye Futbol Federasyonu arasındaki ilişkinin bir
benzeri, at yarışları alanında da cari hale getirilmiş olacaktır. (Mevcut durumun 5602 sayılı
Kanun’la kurulan sistem çerçevesinde ne türden sıkıntılara yol açtığı bir önceki alt bölümde izah
edilmiştir.)
Bu öneri çerçevesinde oluşturulacak yeni birimin, -imzalanmış ve uygulanmakta olan sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi ve fiili durumların zorunlu kıldığı haller hariç olmak üzere- operasyonel faaliyetlerin özel sektör eliyle gerçekleştirileceği bir yapı içerisinde organize edilmesi; dolayısıyla, oyunlara ilişkin lisansların, topluca ya da ayrı ayrı özel sektöre devrinin mümkün kılınmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Böylelikle, yeni birimin, asıl kuruluş amacı olan düzenleme ve denetleme fonksiyonlarını daha etkin bir biçimde gerçekleştirebilmesi mümkün olacaktır.
Yaklaşık 500 sayfalık bu rapor yukarıda belirttiğim tarihte yayınlaşmış olup, kısaca yukarıda ufak ve kısa ayrıntılarını verdiğim raporun dışında kapsamlı bir rapor ilgililere sunulmuştur.
Birkaç senedir anı şanlı tahmincilerimiz, kalemşör yorumcularımızın dilinden düşürmediği
özelleştirmenin temelleri 2006 yıllarında atılmıştır. Kimse nasıl olacak diyemiyor, özelleşecek deyip susuyor. Konuşanların çoğunda bilgi, altyapı, birikim yok. Özelleştirmenin kontrolu Tarım Bakanlığından çıkmış olup, konunun geleceği en üst seviyelerde olup, son söz onlarındır... Bu konuda en üst düzey makamların kararlılığı gözlerden kaçmamaktadır.
Hayırlısı olsun..
Derya KONUK
09.02.2017